Bize ile Bağlan

Sağlık

Romatizma Nedir? Romatizmaya Ne İyi Gelir? Belirtileri Nelerdir?

Yayınlanan

üzerinde

Content Protection by DMCA.com

Romatizma nedir diye sorduğumuzda toplumumuz bunu bir hastalık olarak algılıyor. Romatizma deyince aklımıza bir tek hastalık gelmez, 200’e yakın romatizmal hastalıklar vardır. Romatizma, eklemlerin iltihabıdır. Romatizmanın özelliği, diğer organ sistemleri tutabilmesidir. Ekleminizin iltihap olduğu bir hastalıkta aynı zamanda kalp zarınız su tutabilir, akciğer zarınızda problem olabilir, böbreğinizde problem olabilir. Romatizma, sistemik hastalıklardır. Romatizmal hastalıklar genelde iki çeşittir:

  • İltihaplı romatizmal hastalık
  • İltihaplı olmayan romatizmal hastalık

İltihaplı Romatizmal Hastalıklar

  • Mikrobik olan romatizmal hastalıklar
  • Eklemlere bazı maddelerin birikmesiyle oluşan romatizmal hastalıklar
  • Otoimmün dediğimiz bağışıklık sisteminin bozulmasıyla oluşan romatizmal hastalıklar

İltihaplı Olmayan Romatizmal Hastalıklar

  • Kireçlenme diye tabir ettiğimiz hastalıklar

Romatizmal Hastalıklar

En sık gördüğümüz romatizmal hastalıklar kireçlenme dediğimiz artroz hastalığı, yumuşak doku romatizması dediğimiz fibromiyalji gibi hastalıklar, romatoid artrit, akut eklem romatizması, behçet hastalığı, sistemik lupus eritematozus, sklorederma, wegener gibi hastalıklardır.

Romatizma İlaçları

Romatizma hastalıklarında teşhis öncelikle iyi bir anamnez ve iyi bir fizik muayene ile konur. Bunun dışında laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleri de gereklidir. Romatizma hastalıklarında tedavi için öncelikle düzenli ve dengeli beslenme çok önemlidir. İyi bir egzersiz ve ilaç kullanımı da gereklidir. Romatizma ilaçları; parasetamol gibi ağrı kesiciler, nonsteroid antienflamatuar ilaçlar, modifiye edici ilaçlardır. Bunlarla romatizma hastalıklarını tedavi edebilmekteyiz.

Romatizma Belirtileri

Romatizma belirtileri açısından eklem ağrısı çok önemlidir. Sabahları kalktığınızda elleriniz, parmaklarınız ağrıyor ve tutuluyorsa, ayaklarınızı yere bastığınızda tabanlarınız ve topuklarınız ağrıyorsa, ağrılarınız hareketle rahatlıyorsa ve bu dakikaları geçen zamanda oluyorsa bu ağrı şekli akla romatizma hastalığını getirebilmektedir. Bel ağrıları da çok önemli bir romatizma belirtileri sayılabilir. Sabah kalktığınızda kalça, sırt ,bel ağrısıyla uyanıyorsanız, sırtınız ve beliniz tutulmuş bir şekilde kalkıyorsanız, bu ağrı bir süre hareket ettikten sonra açılmaya başlıyorsa ve bu süre yarım saatleri geçiyorsa bu bel ağrısı bizim için fıtıktan çok iltihaplı omurga romatizmasını düşündürebilir. Özellikle genç yaşta çok rastlanan bir şeydir. Fıtık ağrısı; ayakta durmakla, zorlanmakla, iş yapmakla artan bir ağrı iken omurga romatizması ağrısı dinlenmeyi sevmez, sabah kalktığınızda kötü kalkarsınız, hareket etmeyi seven bir ağrıdır. Bel fıtığı olan hasta yatarak dinlenir; romatizma hastası yatar ve kötü hisseder. Ağızda görülen aftlar da romatizma belirtileri arasındadır. Eğer aft varsa ve bununla beraber eklem ağrısı varsa bu bize romatizmayı düşündürebilir. Ellerinizde soğukta olan morarmalar varsa, diyabeti olmayan bir hastada ısrarcı bir şekilde ağız kuruluğu varsa, beraberinde göz kuruluğu varsa, beraberinde eklem ağrısından bahsediyorsa bu bizim için önemlidir ve yine romatizma hastalığını düşündürecektir.

Romatizmaya Ne İyi Gelir?

Bu yoğun ağrılardan işlerini yapamaz hale gelen hastaların araştırdığı tek bir konu var “romatizmaya ne iyi gelir?” Her hastalıkta olduğu gibi beslenme, romatizma için de çok önemlidir. Özellikle besinlere karşı bir hassasiyetiniz varsa, eğer vücuda şifa diye aldığınız besinleri vücudunuz sindiremiyorsa size yük olur, ödem yapar. O yüzden bağırsak detoksu, karaciğer detoksu, ağır metal detoksu mutlaka yapılmalıdır. Kişinin ihtiyacına göre bireysel tedavi programları hazırlanmalıdır. Doğru egzersizler romatizma için iyidir. Özellikle kas romatizmalarında yüzme gibi, pilates gibi, tempolu yürüyüş gibi, bisiklete binmek gibi egzersizler çok yararlıdır ancak sizin eklemlerinizde bir sorun varsa, menisküsünüz, bel-boyun probleminiz, topuk dikeni gibi veya tendonlarda zorlanma gibi durumlar varsa sizin için bunun planlanması gerekir. Uyku da romatizma için iyidir. Akşam erken yatıp sabah erken kalkmak gerekir. Menatonin gibi bazı hormonlarımız vardır ve bunlar gece salgılanmaktadır. Bu menatonin salgısından yararlanıp sabah da erken kalkarsanız sabah tutukluğunuz azalır, ağrılarınız azalır, güne daha dinç başlarsınız. Romatizmaya iyi gelenlerden biri de doğru besin destekleridir. Eğer sizin vitamin, mineral, element eksikliğiniz varsa romatizma yönünden bir şeyler yapmalısınız. Romatizmaya iyi gelenlerden biri de, olaylara yaklaşım tarzımızdır. Her şeyi kafamızda biriktirirsek sırtımızda, omzumuzda bir yük olduğunu unutmamamız gerekir.

Gebelik Döneminde Romatizma

Romatizma hastalığı tanısı konulan bir hasta mutlaka planlı olarak gebe kalmalıdır ve zamanlamayı hekimiyle beraber yapmalıdır. Çünkü romatizmal hastalıklar, gebelik seyrinde farklı yakınmalar ortaya çıkarabilir. Mesela hastalık zaman zaman alevlenebilir. Bazı romatizmal hastalıklar gebelikle geçinemezler. Bunlardan en önemlisi: sistemik lupus eritematozus, antifosfolipid antikor sendromu. Bunlar gebelik döneminde sıklıkla alevlenme eğilimi gösterirler. O yüzden bu hastaların gebe kalmasına müsaade edilir ancak planlamayla beraber bu zamanlamayı hastalığın en inaktif olduğu dönemde denk getirmeye çalışmamız gerekir.

Content Protection by DMCA.com
Bunu değerlendir post
Yorum İçin Tıklayın

Bir Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sağlık

Diş Hekimi Nedir?

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Content Protection by DMCA.com

Bir meslek erbabı olarak diş hekimi nedir araması yapıyor olabileceğiniz gibi kendinize bir kariyer planlamak için de bu bilgiyi edinme ihtiyacı duymuş olabilirsiniz. Sebebi her ne olursa olsun toplum tarafından saygınlığı kati surette kabul edilen diş hekimliğinin tanımı, çalışma koşulları, iş imkânları ve elbette o unvana ulaşma yollarını sizin için bu makalemizde derledik. Sağlık alanında verilen olmazsa olmaz hizmetlerden olan ağız ve diş sağlığı hizmetleri için tıpkı diğer sağlık hizmetlerinde olduğu gibi muhakkak işin diplomalı uzmanlarını tercih etmek gerektiğini önemle hatırlatıyoruz. Diş hekimi nedir, nasıl diş hekimi olunur ve diş hekimi ne iş yapar sorularınızı cevaplıyoruz.

Diş Hekimi Nedir?

Diş hekimi nedir sorusuyla birlikte dişçi nedir sorusunu cevaplamak bazı detayları aydınlatmak açısından faydalı olacaktır. Zira dişçi ve diş hekimi arasında bazı farklar bulunuyor.

1- Diş Hekimi Kime Denir?

Diş hekimi, mesleğinin eğitimini ilgili fakültelerde en az 5 yıllık tahsil ile almış, hastaların ağız ve diş sağlığı problemlerini modern tıp imkânlarından istifade ederek teşhis ve tedavi eden kişidir. Ağız ve diş bakımında tavsiye noktasında da en yetkin kişidir. Diş hekimi unvanını kullanabilmek için ilgili bölümden mezun olunduğuna dair bir diploma bulunması gerekir.

2- Dişçi Kime Denir?

Her ne kadar dişçi, diş hekiminin yerine kullanılıyor olsa da aslında anlamları farklıdır. Ülkemizde, özellikle taşrada uzun yıllar sağlık hizmetlerine erişim kısıtlı olmuştur. Bu durum bazı hastalıkların tedavisinde, alaylı yetişen kişilerin tedavi hizmeti sunmasına sebep olmuştur. Özellikle diş sağlığı konusunda “dişçi” denilen, alaylı olarak yetişen kişiler çok uzun yıllar, bilhassa taşrada diş tedavisi hizmeti vermiştir. Kabaca diş çekimi, protez diş yapımı gibi konularda aileden gelen tecrübe veya daha basit bir eğitimle, kimi zaman seyyar kimi zaman da sabit olarak ağız diş sağlığı konusunda çalışmışlardır. Bu ayrımdan dolayı diş hekimleri, kendilerine dişçi denmesini pek tasvip etmezler.

Diş Hekimi Nasıl Olunur?

Diş hekimi olabilmeniz için öncelikle üniversite sınavına girmeniz ve yeter puan almanız gerekir. Diş hekimliği için gerekli olan puanın çok yüksek olduğunu, bunun yanında girmeniz gereken başarısı sıralamasının da belirleyici olduğunu belirtmemiz gerekir. Üniversite giriş sınavında başarılı olarak bir diş hekimliği fakültesine kayıt yaptırmaya hak kazanmalısınız. Son iki yılında ağırlıklı olarak klinik hizmeti verilen 5 yıllık bir eğitime tabi tutulursunuz. 5 yılın sonunda eğitiminizi başarı ile tamamladığınızda ise “Diş Hekimi” unvanı ile mezun olarak diş hekimi nasıl olunur aramanızın karşılığını almış olursunuz.

Diş Hekimi Ne İş Yapar?

Diş hekimi unvanından da anlaşılacağı üzere ağız ve diş sağlığı konusunda hizmet verir. Standart diş hekimliği hizmetleri ile birlikte uzmanlık dallarına göre verilen hizmetler de değişmektedir. Kamuda ya da özel sektörde çalışan diş hekimlerinin yaptığı işler aşağıdaki gibidir:

  • Öncelikli görevi, muayene hizmeti verdiği polikliniğe hasta olarak başvuranların muayenelerini yapmak, gerekli tedaviyi sağlamak, rapor ve reçetelerini yazmak ve hastaları ağız diş sağlığı hakkında bilgilendirmektir.
  • Diş protezi konusunda gerekli işlemleri yapar, takibini sağlar ve olası protez problemlerinin giderilmesine yardımcı olur.
  • Diş taşı temizliği, dolgu, kanal tedavisi, kuafaj benzeri işlemleri uygular.
  • Hastalarla ilgili yaptığı işlemleri çalıştığı kurumun bilgi sistemine işler.
  • Diş eti hastalıklarının tedavisini ve akabinde de takip işlemini yapar.
  • Çalıştığı kurumda verilen idari işleri yapar.
  • Var ise mütehassıs olduğu alanda hususi hizmet verir. (Ortodonti, pedodonti, diş ve çene cerrahisi gibi)

Diş hekimi nedir sorusunu cevapladığımız bu yazımızda özelliklerini saydığımız diş hekimlerine muhakkak düzenli aralıklarla kontrole gitmenizi tavsiye ediyoruz. Bununla beraber ağrıyan dişinize acil bir çözüm bulmak istiyorsanız da buraya tıklayarak “Diş ağrısına ne iyi gelir?” konulu makalemizi okuyabilirsiniz.

Content Protection by DMCA.com
5/5 - (1 vote)
Okumaya Devam

Sağlık

Boğaz Kuruluğu Neden Olur?

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Content Protection by DMCA.com

Sık rastlanılan ve aynı sıklıkta araştırılan boğaz kuruluğu neden olur? Salgın hastalık çağında yaşıyor olmamızın verdiği kaygı hali, vücudumuzdaki her türlü değişikliği daha yakından gözlemlememize neden oluyor. Yakından gözlemlediğimiz ve farklı hastalıklarla ilişkilendirebileceğimiz boğaz kuruluğu nedenleri arasında sigara, stres gibi günümüz bilindik etkileri olduğu gibi bazı viral ya da bakteriyel hastalıklara da işaret eden nedenler de olabilir. Sizin için boğazda kuruluk neden olur sorusunun cevaplarını derledik.

Boğaz Kuruluğu Neden Olur?

Üst solunum yoluna dahil olan boğazda kuruluk için çok fazla neden sayılabilir. Kimileri ciddiye alınması gereken problemlere işaret ederken kimileri ise çok kısa süreli geçici hallerin belirtileridir.

· Ses Telleri ve Boğazın Yoğun ve Sert Kullanımı

Bir çeşit meslek hastalığı da denilebilir. Özellikle öğretmenlerde sık görülür. Pastiller, ılık içeceklerle rahatlama sağlanabilir. Bunun yanında sigara kullanımı da ses telleri ile birlikte boğazınızı yorar ve kurutur.

·Stres ve Kaygı Bozukluğu Halleri

Yoğun stres altında, kaygı ve endişe durumlarında ilk hissedeceğiniz fiziksel sıkıntılardan biri boğaz kuruluğu olacaktır.

· Soğuk Algınlığı

Soğuk algınlığının öncü semptomlarından biri boğaz kuruluğudur. Eğer kuruluk ile birlikte yanma ve kaşınma da hissediyorsanız muhtemelen soğuk algınlığınız tam olarak ayyuka çıkmak üzeredir. Doktorunuza danışabilir ya da basit bitki çayları ile durumu bir nebze olsun hafifletebilirsiniz.

· Hormonsal Sıkıntılar

Genellikle kadınların menopoz döneminde karşılaştığı sıkıntılardan biri de boğaz kuruluğudur. Menopoz döneminde östrojen hormonu azalma eğilimindedir. Östrojenin vücuttaki su dengesi ile de ilişkisi bulunur. Azalan hormon nedeni ile mukoza tabakasında kuruluk meydana gelir.

· Farenjit

Farenjit yani boğaz iltihaplanması durumlarında boğaz kuruluğu da kaçınılmazdır. Bol su tüketmek durumu hafifletmek için yegane yollardan biridir.

·Su Kaybı

Yoğun su kaybına neden olacak bir aktivite gerçekleştirdiyseniz, aşırı sıcak bir ortamda fazlası ile terlediyseniz, vücudunuz çok miktarda su kaybedecekti. Bu su kaybı da boğaz kuruluğuna sebep olacaktır.

· Tükürük Bezi Kaynaklı Problemler

Tükürük bezleriniz yeterince çalışmıyorsa ağız ve boğaz içinin olması gerektiği gibi nemlendirilmesi de mümkün olmayacaktır. Bu şekilde zayıf çalışan tükürük bezleri ağız ve boğaz kuruluğu neden olur sorusunun cevabı olabilir.

· Solunum Sorunları

Çeşitli sebeplerle gündüz ya da gece nefes almakta yaşadığınız sorunlar boğaz kuruluğuna da neden olacaktır. Burundan alınan nefes ile hava nemlendirilerek ciğerlere iletilmektedir. Ağızdan nefes almak ve benzeri solunum güçlükleri boğaz kuruluğunu da artıracaktır.

· Hastalık Kaynaklı Boğaz Kuruluğu

Boğaz kuruluğu bağışıklık sistemini ya da tükürük bezlerini etkileyen bazı hastalıkların habercisi olabilir. Eğer endişeniz bu yönde ise kesinlikle doktorunuza danışmalısınız.

Gece Boğaz Kuruluğu Neden Olur?

Gece boğaz kuruluğu neden olur araştırmamızın sonucunda birkaç temel sebep öne çıkıyor:

  • Gece ağzı açık uyumak
  • Geniz eti problemleri
  • Rahatsız uyku pozisyonları
  • Mevsimsel alerjiler
  • Soğuk algınlığı
  • Yeni başlayan bademcik iltihabı
  • Uyunan ortamın aşırı kuruluğu
  • Horlama
  • Uyku apnesi
  • Uyku öncesi tüketilen gıdalar

Boğaz Kuruluğuna Ne İyi Gelir?

Boğaz kuruluğunuzun sebebi mevsimsel ya da bağışıklık sisteminizi etkileyen bir hastalık değil ise birkaç basit önlemle boğaz kuruluğunuzu giderebilirsiniz.

  • Tükettiğiniz gıdalara dikkat edin.
  • Özellikle kahve tüketimi azaltılmalı.
  • Vücudunuzun ihtiyacı olan su miktarını mutlaka tüketin.
  • Uykunuzu aldığınızdan emin olun.
  • Boğazınız kuruduğu anda su içebilir, şekersiz sakız çiğneyebilirsiniz.
  • Hafif boğaz rahatsızlıklarında pastil kullanabilirsiniz.
  • Özellikle yattığınız odanın neminin yeterli olmasına dikkat edin.
  • Basit bitki çaylarını tüketebilirsiniz.

Boğaz kuruluğu neden olur sorusunu yanıtlamaya çalıştık. Ciddi ve uzun süre geçmeyen durumlarda mutlaka doktorunuzla görüşün. Boğaz kuruluğuna neden olan durumlardan biri olan bademcik iltihabına dair bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Content Protection by DMCA.com
Bunu değerlendir post
Okumaya Devam

Sağlık

Siğiller nedir ne nasıl oluşur?

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Content Protection by DMCA.com

Hayatımızın her evresinde karşımıza çıkabilecek bir problem olarak siğiller nedir ve nasıl oluşur? Öncellikle siğillerin kaynağına ve iyi huylu olup olmadıklarına değinmek gerekir. Siğiller, HPV yani insan papiloma virüsleri nedeni ile deride ya da mukozada oluşan ve iyi huylu olan lezyonlar olarak tanımlanır. Burada dikkatimizi çekmesi gereken ve bir nebze de olsa rahatlatacak olan kısım bu cilt oluşumlarının iyi huylu olmasıdır. Buraya kadar siğiller nedir sorusunun cevabını vermiş olduk. Peki, siğiller neden oluşur?

Siğil Neden Olur?

Siğillerin oluşumu için halk arasında çeşitli efsaneler ve hurafeler dolaşmakta. Özellike kurbağa gibi hayvanlara dokunulması gibi siğilin bulaşımına dair çok yaygın hurafelere rastlamak mümkün. Lakin başta da belirttiğimiz gibi siğillerin temel kaynağı HPV visürleridir. Yani siğil temelde bir çeşit enfeksiyondur. Siğil neden olur şeklinde yapılan araştırmalarda net bir sonuç bulunmasa da genel olarak zayıf bağışıklık sistemi ile siğilin oluşumu arasında bir ilişki bulunmaktadır.

Bütün Siğillere HPV Virüsü mü Sebep Olur?

Her ne kadar siğillerin çok büyük bir kısmına HPV virüsü sebep oluyor olsa da iki çeşit siğil vardır ki birinin oluşumuna başka bir virüs sebep olurken diğer siğilin oluşumu viral değildir. Molluskum kontagiosum poxvirüs familyasına mensup molluskum kontagiosum virüsü, göbekli siğil olarak bilinen siğilin müsebbibidir. Bir de seboreik siğiller vardır ki bunlara virüsler neden olmaz. Hatta bu siğiller gerçek siğil olarak da adlandırılmaz ve bulaşıcı özellik de taşımazlar. Bu tip siğiller seboreik keratoz olarak isimlendirilirler.

Kaç Çeşit Siğil Var?

Yaygın olarak görülen 4 çeşit siğil bulunuyor.

· Basit Siğiller

Verruca Vulgaris latince adı ile bilinen basit siğiller sık rastlanılanlar arasında yer alır. El, bacak, tırnak çevresinde ortaya çıkan basit siğiller şekil olarak da diğer siğillerden ayrılır. Dokusu daha kabaca, rengi sarı ya da kahverengi ve yuvarlak şekilli olan basit siğiller oldukça belirgindirler.

· Düz Siğiller

Basit siğillerden şekil itibari ile ayrılan, Verruca Plana latince adı ile bilinen düz siğiller el, yüz, bacak başta olmak üzere vücudun hemen her yerinde çıkabilirler. Genellikle pürüzsüz, küçük ve küme halinde oluşum gösterirler.

· Ayak Tabanı Siğilleri

Çağımızın hastalığı olan obezite ve kilo problemleri ile doğrudan ilişkili olan bu siğil türü adından da anlaşalacağı üzere ayaklarda ortaya çıkarlar. Latince adı Verruca Plantaris olan ayak tabanı siğilleri nasır oluşumu ile karıştırılabilir. Ayağın içine doğru gömülü olarak ortaya çıkan bu siğili nasırdan ayırmak için lezyon içerisinde kırmızı ya da kahverengi noktaların olup olmadığı kontrol edilmelidir. Var ise söz konusu oluşum bir ayak tabanı siğilidir. Ağrılı bir siğil türü olarak da diğerlerinden ayrılır.

· Genital Siğiller

Bahsinden, muayene ile teşhisinden uzak durulan ve toplumda utanılan tür olan genital siğiller için Verruca acuminata, Condyloma acuminatum latince isimleri kullanılır. Genital bölgede oluşarak sıkıntı veren bu siğiller cinsel yolla bulaşırlar. Bu siğil türünde en büyük sorun teşhis ve tedavisinden kaçınılması sonucu hızla çoğalmaları ve başkaca problemlere neden olmalarıdır. Başlangıçta sadece birkaç adet siğil oluşumu varken bu siğiller kısa sürede dağılır ve sayıca artarlar. Karnabahara benzer yapıları ile sadece estetik kaygılara neden olmaz aynı zamanda bazı fonksiyon bozukluklarına neden olabilirler. İlk aşamada teşhis ve tedavisi kolay olan bu siğiller, sonraki evrelerde kadınlarda rahim ağzı kanserine neden olabildikleri gibi erkeklerde de kanser oluşumuna evrilebilirler.

Genital Siğil Neden Olur?

Siğil çeşitlerini tanımlarken genital siğil tanımında kısmen genital siğil neden olur sorusuna cevap verdik. HPV virüsünün neden olduğu en rahatsız edici siğil türü olan genital siğilin bulaşması için gerekli birincil şart cinsel ilişkidir. Elbette her cinsel ilişki için siğil tehlikesinden bahsetmiyoruz. Burada en önemli risk korunmasız cinsel ilişkidir. Çok eşlilik, korunmasız ilişki ve benzeri cinsel hastalıkların bulaşımına açık her türlü cinsel tecrübe genital siğiller için de risk taşır. Her ne kadar ana bulaş yolu cinsel ilişki olsa da cildinde HPV virüsünü bir şekilde barındıran biri ile temas etmek de genital siğillerin bulaşmasına neden olabilir. Bir diğer deyişle herhangi bir yakın temas genital siğilin bulaşmasına neden olabilir. Buna öpüşmek, sarılmak, ortak eşya kullanımı, virüsün barınabileceği alanların ortak kullanımı da dahildir.

Peniste Siğil Neden Olur?

Cevabı sıklıkla aranılan bir diğer soru da peniste siğil neden olur sorudur. Temelde cevabı genital siğil neden olur sorusunun cevabı ile aynıdır. Erkek genital organı olan peniste özellikle korunmasız cinsel ilişki sonucu HPV kaynaklı siğillerin ortaya çıkması muhtemeldir. Genital siğil oluşumu için sıraladığımız tüm bulaş yolları peniste oluşan siğil için de geçerlidir. Peniste siğil uç kısımda çıkabildiği gibi gövde de çıkabilir. Burada siğilin oluşumu kadar siğilin tedavisine ne zaman başlandığı da önemlidir.

Siğil Nasıl Tedavi Edilir?

Siğil tedavisinde birkaç farklı yöntem buluyor. Siğilin tedavi yönteminin belirlenebilmesi için evvela siğilin türü belirlenmeli. Siğile sebep olan virüsün familyasına göre ilaç tedavisi uygulanabildiği gibi siğilin yakılması yöntemi de uygulanabilir. Siğilin yakıldığı yöntemler kriyoterapi ve lazedir. Siğil tedavisinde en önemli husus kişinin bağışıklığıdır. Kişinin bağışıklık sistemi kuvvetli olduğunda HPV nedeniyle siğiller bulaştan çok sonra ortaya çıkabilir. Bağışıklık sisteminin kuvvetine bağlı olarak siğil tedavisi bir ya da birkaç yıl sürebilir. Genellikle tedavi sonucunda siğillerden tamamen kurtulunur. Yine de zayıf bünyelerde siğillerin aynı bölgede tekrarlama ihtimali de vardır.

Siğilden Korunmak Mümkün mü?

Siğillerden yani HPV virüsünden korunmak ya da en azından önlem almak mümkün. Peki HPV’den nasıl korunulur?

– Tek Eşlilik

Sağlıklı bir cinsel hayat için tek eşlilik tercih edilmeli, poligamiden kaçınılmalıdır.

– Korunarak Cinsel İlişki

Özellikle eşler dışında, yabancı ülkelerde, çoklu ilişkisi bilinen kişilerle kurulan korunmasız cinsel ilişki HPV başta olmak üzere pek çok cinsel hastalığın müsebbibi olan virüslere davetiye çıkarır.

– HPV Aşısı

Bilhassa kadınlar için etkili bir korunma yolu olarak HPV aşısı tavsiye edilebilir. Erkekler üzerinde kanıtlanmış etkinliği bulunmayan HPV aşısı, kadınlarda rahim ağzı kanserini önleyebilmek amacı ile üretilmiştir. Yalnız bu aşının yapılabilmesi için cinsel olarak aktif çağa gelinmemiş olması gerekir. 9 – 12 yaş arası çocuklara yapılması tavsiye edilmişse de henüz cinsel aktivite başlamamış ise 25 hatta 35 yaşına kadar uygulanması mümkündür. Aktif bir cinsel hayatı olanlar için ise aşının herhangi bir etkinliği bulunmamaktadır.

Siğiller nedir ve nasıl oluşur sorularını cevaplamaya ve detaylı bilgiler vermeye dikkat ettiğimiz makalemizde aradığınız cevapların çoğunu bulmuş olacağınızı düşünüyoruz. Eğer siğiller hakkında endişeniz var ise bir an önce teşhis için doktorunuz ile görüşmenizi ve rahatsızlığınız başlamış ise tedavi olmanızı tavsiye ederiz. Bunun yanı sıra konu hakkında güncel akademik bilgilere ve son tedavi yöntemlerine ulaşmak isterseniz buraya tıklayarak, Sağlık Bilimleri Dergisi’nde yayınlanmış olan Ufuk İNCE, Muhammed AKAR ve Nilay ILDIZ tarafından kaleme alınmış olan “Human Papilloma Virüs (Hpv) Güncel Tedavi Ve Korunma Yöntemleri” makalesine ulaşabilirsiniz.

Content Protection by DMCA.com
Bunu değerlendir post
Okumaya Devam

Yeni Trendler